Fırın Makarna ve Çorba: Pedagojik Bir Metafor Olarak Öğrenme Bir yemeğin yanına hangi lezzetin gittiği, aslında hayatın da bir tür düzenidir. Fırın makarna ve çorba… İkisi de birbirini tamamlayan, bir bütün oluşturan ögeler gibi. Tıpkı eğitimde olduğu gibi; her öge kendi başına değerli olsa da, birlikte çalıştıklarında çok daha güçlü ve etkili olurlar. Bir çorba, fırın makarnanın yanında bir denge, bir destek gibi dururken, her çorba da farklı bir tat, farklı bir yapı sunar. Öğrenme süreci de benzer şekilde; farklı unsurların, doğru yöntemlerle bir araya gelmesiyle anlam kazanır. Eğitimde, her öğrencinin ihtiyaçları ve öğrenme tarzları farklıdır. Fırın makarna ve çorba…
Yorum BırakYazar: admin
Adi Ortaklık Kaç Kişiden Oluşur? Antropolojik Bir Perspektiften Bakış Hepimiz farklı kültürlerde büyüdük, farklı normlarla şekillendik ve toplumların bizlere sunduğu kavramlarla dünyayı anlamaya çalıştık. Kültürler, farklı gelenekler, değerler ve toplumsal yapılarla karşımıza çıkar; her biri, bireylerin dünyayı algılama biçimlerini ve toplumsal ilişkilerini etkiler. Bu yazıda, insan toplumlarının karmaşık yapılarından biri olan “adi ortaklık” kavramını antropolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Ancak, bir şirket ya da ticaret ortaklığından daha derin, daha yerel bir anlam taşıyan bu kavram, bir kültürün ekonomik ve sosyal dinamiklerine nasıl dokunduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. Adı ortaklık, genellikle birden fazla bireyin belirli bir amaca yönelik olarak kurduğu, ortak sorumluluk…
Yorum BırakMaaş Alana Zekât Verilir Mi? Felsefi Bir İnceleme Birçok insan, felsefeyle ilgili en temel sorularla karşılaştığında, genellikle “İyi” nedir, “Doğru” nedir gibi etik sorunlarla karşılaşır. Fakat bazen, daha günlük bir soruyu anlamak bile felsefi derinliklere inmeyi gerektirebilir. Örneğin, “Maaş alana zekât verilir mi?” sorusu, pratik bir dini mesele olmanın ötesinde, etik, epistemolojik ve ontolojik bir sorudur. Bu soru, yalnızca dini kurallar ve kişisel ahlaki sorumluluklarla değil, aynı zamanda toplumun ve bireyin bu kurallara nasıl yaklaştığıyla da ilgilidir. Bu yazı, söz konusu soruyu, felsefenin üç temel dalı olan etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden incelemeyi amaçlıyor. Zekât, toplumda adaletin, eşitliğin ve yardımseverliğin…
Yorum BırakBoşanmada WhatsApp Kayıtları İstenebilir Mi? Güç, Meşruiyet ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Günümüzde teknoloji, toplumsal yaşamın her alanına derinlemesine nüfuz etmiş durumda. Sosyal medya, dijital platformlar ve anlık mesajlaşma uygulamaları, bireylerin iletişim kurma biçimlerini dönüştürürken, aynı zamanda özel hayatın sınırlarını da zorlamakta. Boşanma davalarında, kişisel verilerin ve dijital izlerin birer delil olarak kullanılması, bu dönemin tipik bir yansımasıdır. Özellikle WhatsApp kayıtları gibi dijital verilerin, hukuki süreçlerde yer alması, gücün ve meşruiyetin nasıl tanımlandığına dair önemli sorular ortaya çıkarmaktadır. Bu yazı, boşanma davalarındaki dijital delillerin nasıl kullanıldığını, toplumsal düzeni ve bireyler arasındaki iktidar ilişkilerini nasıl etkilediğini analiz edecek, ayrıca güncel…
Yorum BırakMemur Maaşına Zam Ne Kadar? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, yalnızca bilgi aktarımından ibaret değildir; bir dönüşüm sürecidir. İnsanlar öğrenerek, kendilerini geliştirir, toplumsal yapıyı anlar ve değişimin bir parçası olurlar. Bu yazıda, çokça tartışılan bir konuyu pedagojik bir bakış açısıyla ele alacağız: “Memur maaşına zam ne kadar?” Ancak bu soruyu yalnızca ekonomik bir tartışma olarak görmek yerine, toplumdaki bireylerin öğrenme süreçlerine, eğitimdeki eşitsizliklere ve pedagojinin toplumsal rolüne dair derin bir düşünce olarak ele alacağız. Toplumların gelişimi, eğitim sistemlerinin evriminden beslenir. Eğitim, her bireyin potansiyelini keşfetmesine olanak tanır ve bu da daha iyi bir ekonomi ve toplumsal yapı yaratmak için gerekli temeli…
Yorum BırakAç Karnına Nasıl Zayıflanır? Pedagojik Bir Bakış Birçok insan, diyet veya sağlıklı yaşam konusuna girdiğinde, zayıflama süreciyle ilgili sorulara ve yanlış anlamalara sıkça rastlar. “Aç karnına nasıl zayıflanır?” sorusu da bu karmaşık süreçlerin bir parçasıdır. Ancak bu tür soruları sadece fiziksel ya da biyolojik bir perspektiften değil, aynı zamanda bir öğrenme süreci olarak görmek de mümkündür. Zayıflama, bir kişinin alışkanlıklarını değiştirmesi ve sağlıklı yaşamı benimsediği bir yolculuktur. Tıpkı öğrenme süreçlerinde olduğu gibi, bu süreç de dönüşüm gerektirir. Peki, bu süreci pedagojik bir bakış açısıyla nasıl ele alabiliriz? Bu yazı, aç karnına zayıflamanın sadece bir diyet stratejisi değil, aynı zamanda bir…
Yorum Bırak2024 Bedelli Askerlik: Bir Edebiyatın Gölgesinde Edebiyat, bir toplumun ruhunu ve yaşadığı zaman dilimini anlamamıza yardımcı olan bir yansıma, bir aynadır. Her kelime, her cümle, bazen çok derin bir duyguyu ya da düşünceyi barındıran bir evrendir. Her hikâye, insanın varoluşunu, ona biçilen rolü ve bu rolün toplumsal normlarla ne denli uyumlu olduğunu sorgular. Edebiyat, bir anlamda yaşamın anlamını çözme çabasıdır. Hangi sosyal sınıfın, hangi değerlerin ya da hangi zorunlulukların baskısı altında kalındığına dair çok güçlü bir ifade biçimidir. Bir dönemin, bir anlayışın ya da bir toplumun yaşadığı olayları anlamak için bazen tek bir hikâye yeterlidir. Bu yazıda, 2024 yılı bedelli…
Yorum BırakDenizin Açıkları Ne Demek? Farklı Bakış Açıları “Denizin açıkları” ifadesi, çoğu zaman bir yerin uzak, bilinmeyen veya keşfedilmemiş kısmını anlatan bir deyim olarak kullanılır. Ancak, bu deyim sadece denizle ilgili bir kavram değil; farklı bağlamlarda farklı anlamlar da taşıyabilir. Peki, “denizin açıkları ne demek?” sorusunu farklı açılardan nasıl ele alabiliriz? Bu yazıda, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere meraklı biri olarak, iki farklı bakış açısını karşılaştırarak inceleyeceğim. İçimdeki Mühendis: Analitik Bakış İçimdeki mühendis böyle diyor: “Denizin açıkları, aslında somut bir kavramdır. Teknik açıdan bakıldığında, denizin açıkları deniz seviyesinin dışındaki geniş alanı ifade eder. Yani, bir su kütlesinin, karaya en uzak…
Yorum BırakKünye Nedir? Kitap Üzerine Felsefi Bir İnceleme Giriş: Bir Kitabın Künye Bilgileri ve İnsanlık Durumu Bir kitabı elinize aldığınızda, ona ilk bakışınızda gözlerinizi künye bilgileri çeker. Yazarı, yayınevi, baskı yılı, hatta ISBN numarası… Bu bilgilerin içinde bir anlam bulur musunuz? Kitap, bir nevi düşüncelerin ifadesi, insanın iç dünyasının dışa vurumudur. Fakat kitap, sadece bir fiziksel nesne değil, onun bir parçası olan metin, yazarı, yayınevi ve daha pek çok unsuru ile de bir kimliğe sahiptir. Bu noktada, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinden bakmak, bize kitabın ötesindeki daha derin bir anlamı keşfetme fırsatı sunar. Kitaplar, yalnızca yazılmış metinler değil, aynı…
Yorum BırakBileşiklerin Belirli Bir Formülü Var Mıdır? Bir öğle sonrası, arkadaşlarımın arasında kimya dersinden bahsedildiğinde bir soru ortaya atıldı: “Bileşiklerin belirli bir formülü var mıdır?” Kimse bu soruya net bir cevap veremedi. Kimya kitabımı karıştırırken, belki de çoğumuzun gündelik hayatta karşılaştığı bu sorunun ardında, moleküllerin düzenli yapılarını ve karmaşıklıklarını anlamaya dair evrensel bir merak yatıyordu. Sonuçta, kimya – tıpkı yaşam gibi – sabit kurallarla tanımlanamayacak kadar dinamik bir alan. Ama gerçekte, bileşiklerin bir formülü olup olmadığını daha derinlemesine incelemek, aslında kimya ve bilim anlayışımızı yeniden şekillendiren bir keşfe yol açabilir. Hadi gelin, bu soruyu birlikte açalım ve bileşiklerin derin dünyasına dalalım.…
Yorum Bırak