Maaş Alana Zekât Verilir Mi? Felsefi Bir İnceleme Birçok insan, felsefeyle ilgili en temel sorularla karşılaştığında, genellikle “İyi” nedir, “Doğru” nedir gibi etik sorunlarla karşılaşır. Fakat bazen, daha günlük bir soruyu anlamak bile felsefi derinliklere inmeyi gerektirebilir. Örneğin, “Maaş alana zekât verilir mi?” sorusu, pratik bir dini mesele olmanın ötesinde, etik, epistemolojik ve ontolojik bir sorudur. Bu soru, yalnızca dini kurallar ve kişisel ahlaki sorumluluklarla değil, aynı zamanda toplumun ve bireyin bu kurallara nasıl yaklaştığıyla da ilgilidir. Bu yazı, söz konusu soruyu, felsefenin üç temel dalı olan etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden incelemeyi amaçlıyor. Zekât, toplumda adaletin, eşitliğin ve yardımseverliğin…
Yorum BırakMacera ve Keşif Yazılar
Boşanmada WhatsApp Kayıtları İstenebilir Mi? Güç, Meşruiyet ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Günümüzde teknoloji, toplumsal yaşamın her alanına derinlemesine nüfuz etmiş durumda. Sosyal medya, dijital platformlar ve anlık mesajlaşma uygulamaları, bireylerin iletişim kurma biçimlerini dönüştürürken, aynı zamanda özel hayatın sınırlarını da zorlamakta. Boşanma davalarında, kişisel verilerin ve dijital izlerin birer delil olarak kullanılması, bu dönemin tipik bir yansımasıdır. Özellikle WhatsApp kayıtları gibi dijital verilerin, hukuki süreçlerde yer alması, gücün ve meşruiyetin nasıl tanımlandığına dair önemli sorular ortaya çıkarmaktadır. Bu yazı, boşanma davalarındaki dijital delillerin nasıl kullanıldığını, toplumsal düzeni ve bireyler arasındaki iktidar ilişkilerini nasıl etkilediğini analiz edecek, ayrıca güncel…
Yorum BırakMemur Maaşına Zam Ne Kadar? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, yalnızca bilgi aktarımından ibaret değildir; bir dönüşüm sürecidir. İnsanlar öğrenerek, kendilerini geliştirir, toplumsal yapıyı anlar ve değişimin bir parçası olurlar. Bu yazıda, çokça tartışılan bir konuyu pedagojik bir bakış açısıyla ele alacağız: “Memur maaşına zam ne kadar?” Ancak bu soruyu yalnızca ekonomik bir tartışma olarak görmek yerine, toplumdaki bireylerin öğrenme süreçlerine, eğitimdeki eşitsizliklere ve pedagojinin toplumsal rolüne dair derin bir düşünce olarak ele alacağız. Toplumların gelişimi, eğitim sistemlerinin evriminden beslenir. Eğitim, her bireyin potansiyelini keşfetmesine olanak tanır ve bu da daha iyi bir ekonomi ve toplumsal yapı yaratmak için gerekli temeli…
Yorum BırakAç Karnına Nasıl Zayıflanır? Pedagojik Bir Bakış Birçok insan, diyet veya sağlıklı yaşam konusuna girdiğinde, zayıflama süreciyle ilgili sorulara ve yanlış anlamalara sıkça rastlar. “Aç karnına nasıl zayıflanır?” sorusu da bu karmaşık süreçlerin bir parçasıdır. Ancak bu tür soruları sadece fiziksel ya da biyolojik bir perspektiften değil, aynı zamanda bir öğrenme süreci olarak görmek de mümkündür. Zayıflama, bir kişinin alışkanlıklarını değiştirmesi ve sağlıklı yaşamı benimsediği bir yolculuktur. Tıpkı öğrenme süreçlerinde olduğu gibi, bu süreç de dönüşüm gerektirir. Peki, bu süreci pedagojik bir bakış açısıyla nasıl ele alabiliriz? Bu yazı, aç karnına zayıflamanın sadece bir diyet stratejisi değil, aynı zamanda bir…
Yorum Bırak2024 Bedelli Askerlik: Bir Edebiyatın Gölgesinde Edebiyat, bir toplumun ruhunu ve yaşadığı zaman dilimini anlamamıza yardımcı olan bir yansıma, bir aynadır. Her kelime, her cümle, bazen çok derin bir duyguyu ya da düşünceyi barındıran bir evrendir. Her hikâye, insanın varoluşunu, ona biçilen rolü ve bu rolün toplumsal normlarla ne denli uyumlu olduğunu sorgular. Edebiyat, bir anlamda yaşamın anlamını çözme çabasıdır. Hangi sosyal sınıfın, hangi değerlerin ya da hangi zorunlulukların baskısı altında kalındığına dair çok güçlü bir ifade biçimidir. Bir dönemin, bir anlayışın ya da bir toplumun yaşadığı olayları anlamak için bazen tek bir hikâye yeterlidir. Bu yazıda, 2024 yılı bedelli…
Yorum BırakDenizin Açıkları Ne Demek? Farklı Bakış Açıları “Denizin açıkları” ifadesi, çoğu zaman bir yerin uzak, bilinmeyen veya keşfedilmemiş kısmını anlatan bir deyim olarak kullanılır. Ancak, bu deyim sadece denizle ilgili bir kavram değil; farklı bağlamlarda farklı anlamlar da taşıyabilir. Peki, “denizin açıkları ne demek?” sorusunu farklı açılardan nasıl ele alabiliriz? Bu yazıda, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere meraklı biri olarak, iki farklı bakış açısını karşılaştırarak inceleyeceğim. İçimdeki Mühendis: Analitik Bakış İçimdeki mühendis böyle diyor: “Denizin açıkları, aslında somut bir kavramdır. Teknik açıdan bakıldığında, denizin açıkları deniz seviyesinin dışındaki geniş alanı ifade eder. Yani, bir su kütlesinin, karaya en uzak…
Yorum BırakKünye Nedir? Kitap Üzerine Felsefi Bir İnceleme Giriş: Bir Kitabın Künye Bilgileri ve İnsanlık Durumu Bir kitabı elinize aldığınızda, ona ilk bakışınızda gözlerinizi künye bilgileri çeker. Yazarı, yayınevi, baskı yılı, hatta ISBN numarası… Bu bilgilerin içinde bir anlam bulur musunuz? Kitap, bir nevi düşüncelerin ifadesi, insanın iç dünyasının dışa vurumudur. Fakat kitap, sadece bir fiziksel nesne değil, onun bir parçası olan metin, yazarı, yayınevi ve daha pek çok unsuru ile de bir kimliğe sahiptir. Bu noktada, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinden bakmak, bize kitabın ötesindeki daha derin bir anlamı keşfetme fırsatı sunar. Kitaplar, yalnızca yazılmış metinler değil, aynı…
Yorum BırakBileşiklerin Belirli Bir Formülü Var Mıdır? Bir öğle sonrası, arkadaşlarımın arasında kimya dersinden bahsedildiğinde bir soru ortaya atıldı: “Bileşiklerin belirli bir formülü var mıdır?” Kimse bu soruya net bir cevap veremedi. Kimya kitabımı karıştırırken, belki de çoğumuzun gündelik hayatta karşılaştığı bu sorunun ardında, moleküllerin düzenli yapılarını ve karmaşıklıklarını anlamaya dair evrensel bir merak yatıyordu. Sonuçta, kimya – tıpkı yaşam gibi – sabit kurallarla tanımlanamayacak kadar dinamik bir alan. Ama gerçekte, bileşiklerin bir formülü olup olmadığını daha derinlemesine incelemek, aslında kimya ve bilim anlayışımızı yeniden şekillendiren bir keşfe yol açabilir. Hadi gelin, bu soruyu birlikte açalım ve bileşiklerin derin dünyasına dalalım.…
Yorum Bırak2024 Van’ın Nüfusu Ne Kadar? Pedagojik Bir Bakışla Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Çoğu zaman öğrendiğimiz ilk şeyler, bize dünyayı anlamamız için birer kapı aralar. İlk sayılarımız, ilk kelimelerimiz, çevremizdeki nesnelerin isimleri… Peki bir yerin nüfusunu öğrenmek, sadece bir sayıdan ibaret midir? Yoksa bu sayı, bizim öğrenme süreçlerimizi, toplumsal dönüşümleri ve eğitimin insanlara sunduğu anlamları nasıl kavradığımızı da etkiler mi? “2024 Van’ın nüfusu ne kadar?” sorusu üzerinden pedagojik bir serüvene çıkarken, öğrenmenin sadece bilgi aktarımı olmadığını; aynı zamanda bireylerin dünyayla kurduğu bağları dönüştürdüğünü göreceğiz. Van’ın nüfusu gibi basit görünen bir veri, pedagojik açıdan düşündüğümüzde bilgi kuramı, öğrenme stilleri, öğretim yöntemleri ve teknolojinin…
Yorum Bırakİşkembenin İçinde Ne Var? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bazen insanın aklında bir soru dönüp durur, özellikle de günlük yaşamın sıradan olayları hakkında. Bir akşam yemeği masasında, “İşkembenin içinde ne var?” sorusunu düşünmeye başladım. Bu soru, basit bir merakın ötesinde, insan davranışlarının, psikolojik süreçlerin ve toplumsal anlamların derinliklerine inmeyi gerektiriyor. İşkembe gibi sıradan ama bir o kadar da kültürel anlam taşıyan bir yemek, bir tür psikolojik okuma aracı olabilir mi? Bunu keşfetmek için işi sadece fiziksel bileşenlerine indirgemek değil, aynı zamanda insan algıları, duyguları ve toplumsal etkileşimleriyle anlamaya çalışmak gerektiğini düşündüm. İşkembenin içindeki şeyler yalnızca midenin bir parçası olmanın ötesindedir. Hangi…
Yorum Bırak